ARA
İSLAM ALİMLERİ ANSİKLOPEDİSİ

Tefsîr, usûl, kelâm, ahlâk ve Hanefî mezhebi fıkıh âlimi. Künyesi Ebû Fadl olup ismi, Muhammed bin Muhammed bin Muhammed’dir. 600 (m. 1204) yıllarında doğdu. Nesefî ve Burhânî denildi. Burhâneddîn lakabı verildi. Temel din bilgilerini ve yardımcı (âlet ilimleri) öğrenip, İmâm-ı Fahreddîn-i Râzî hazretlerine talebe oldu. Fahreddîn-i Râzî hazretleri zâhirî ilimleri, babası Ziyâüddîn Ömer bin Hüseyn Râzî’den almış, tasavvuftaki yüksek derecelere Necmeddîn-i Kübrâ hazretlerinin sohbetleriyle kavuşmuştu. Fahreddîn-i Râzî hazretleri gibi her ilimde kâmil bir âlimin ilminden istifâde eden Burhâneddîn Nesefî, başta kelâm ve tefsîr ilimleri olmak üzere, usûl-i fıkh, dört mezhebin incelikleri, ictihâdlar arasındaki farklılıkları (ya’nî, mukayeseli hukuk), cedel ilmi ve Hanefî mezhebi fıkıh bilgilerinde âlim oldu. Bu ilimlerde pek kıymetli eserler yazıp, mümtaz talebeler yetiştirdi. Talebelerinden Hâfız Berzâlî’ye icâzet verdiği bilinmektedir. Bağdad’a gidip yerleşti. Allahü teâlânın dînine hizmet etmek ve O’nun rızâsını kazanmak için durmadan çalıştı. Selef-i sâlihînin yolundan ayrılmış olan sapık kimselere çok güzel cevaplar verdi. Felsefecilerin yanlış fikirlerini çürüttü. Vefâtına kadar ilimle uğraştı. Zâhid bir hayat yaşadı. Allahü teâlânın kullarına nasihat etmek, onlara karşı olan vazîfelerini îfâ etmekten başka dünyâ ile ilgisi yoktu. Haram ve şüpheli şeyleri terkeder, mübahları da zarûret miktarı kullanırdı. Allahü teâlâdan başkasına hacetini arzetmezdi. Engin bilgisi, üstün hafızası ve keskin zekâsı, güzel ahlâkı, Selef-i sâlihînin hayâtına uygun yaşayışı, insanlara karşı fevkalâde şefkat ve merhameti ile herkesin sevgisini kazandı. Ama o, bütün bu faziletlere Allahü teâlânın rızâsını kazanmak için sahip olmuş ve bu yolda gayret sarfetmiştir.

686 (m. 1288) yılında Bağdad’da vefât etti. Yoluna hizmet etmekle şereflendiği İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretlerinin kabrinin de bulunduğu türbeye defnedildi.

Pekçok kıymetli eser yazdı. Yazmış olduğu eserlerden ba’zıları şunlardır:

“El-Vâdıh”, Fahreddîn-i Râzî hazretlerinin tefsîrinin muhtasarıdır. “El-Mukaddemet-ün-Nesefiyye” diye bilinen “El-Mukaddemet-ül-Burhâniyye”, mukayeseli hukuk hakkındadır. Münâzara ilmi ve sapıklara verilecek cevaplarla ilgili “El-Fusûl fî ilm-il-cedel”. Yine hılâf ilmine dâir “Menşe’-ün-nazar fî ilm-il-hılâf”, “El-Kavâdıh-ül-cedeliyye”, “Def-ün-nâsûs ven-nükûd”, “Şerh-ül-esmâ-il-hüsnâ” gibi kıymetli eserleri vardır. Meşhûr “Akâid-i Nesefî”nin de bu zâta âit olduğu Allâme Zerkânî tarafından söyleniyorsa da, Taftazânî hazretleri ve “Keşf-üz-zünûn” sahibi Kâtib Çelebi, “Akâid-i Nesefî”nin Ömer Nesefî hazretlerinin olduğunu bildirmektedirler.

¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾

1) Fevâid-ül-Behiyye sh. 194

2) Tabakât-ül-müfessirîn (Dâvûdî) cild-2, sh. 250

3) El-A’lâm cild-6, sh. 31

4) Tabakât-ül-fukahâ (Taşköprü-zâde) sh. 114

5) Mu’cem-ül-müellifîn cild-11, sh. 297

6) Esmâ-ül-müellifîn cild-2, sh. 135

ALFABETİK SIRA
HİCRÎ ASIRLAR