ARA
İSLAM ALİMLERİ ANSİKLOPEDİSİ

Osmanlılar zamanında yetişen Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerinden. Yetmişikinci Osmanlı şeyhülislâmıdır. İsmi, Mustafa olup, Dürrî Mehmed Efendi’nin oğludur. Dürrî-zâde diye bilinir. 1114 (m. 1702) senesinde İstanbul’da doğdu. 1188 (m. 1774) senesinde İstanbul’da vefât etti. Edirnekapı civarında medfûndur.

Çocukluğundan i’tibâren babasından eğitim ve öğretim görüp, aklî ve naklî ilimlerde yükseldi. Çeşitli medreselerde müderrislik yaptı. Babası şeyhülislâm olduktan sonra, kadılık mesleğine yönelip, ilk önce Galata kadılığına getirildi. Daha sonra, Edirne ve Mekke-i mükerreme kadılıkları vazîfesinde bulundu. Babasının vefâtını müteâkib, 1152 (m. 1739) senesinde İstanbul kadılığına yükseltildi. 1159 (m. 1746) senesinde Anadolu kadı-askerliğine ta’yin edildi. 1164 (m. 1750) senesinde Rumeli kadıaskerliğine yükseltildi. Sultan Üçüncü Osman Hân zamanında, 1169 (m. 1755) senesinde Şeyhülislâm Dâmâd-zâde Feyzullah Efendi’nin yerine şeyhülislâmlık makamına ta’yin edildi. Sekiz ay kadar bu vazîfeyi yürüttükten sonra, 1170 (m. 1756)’de vazîfeden ayrılıp Gelibolu’ya gitti. Sultan Üçüncü Mustafa Hân zamanında, Şeyhülislâm Tirevî Ebû Bekr Efendi-zâde Ahmed Efendi’nin vazîfeden ayrılması üzerine, 1175 (m. 1762) senesinde ikinci defa şeyhülislâmlığa ta’yin edildi. 4 yıl 11 ay 24 gün müddetle bu yüksek vazîfeyi adâlet ve doğrulukla yürütmekteyken, özel bir durum üzerine, 1180 (m. 1767) senesinde tekrar vazîfeden ayrıldı. Yedi yıl kadar devlet hizmetinden ayrı kaldıktan sonra, Pâdişâh Birinci Abdülhamîd Hân zamanında 1187 (m. 1774)’de üçüncü defa şeyhülislâmlığa getirildi. Bu vazîfeyi yedi ay kadar yürüttükten sonra, ihtiyârlığı sebebiyle vazîfeden ayrılıp emekli oldu. Aynı sene içinde İstanbul’da vefât etti. Şeyhülislâmlık müddeti, toplam 6 yıl bir ay 17 gündür.

Dürrî-zâde Mustafa Efendi, âlim, fâzıl ve güzel ahlâk sahibi bir zât idi. Allahü teâlânın emirlerine bağlı, haram ve şüphelilerden kaçınır, âdil ve nezâket sahibi idi. Akşam namazından sonra yatsıya kadar seccade üzerinde oturup, Allahü teâlâyı zikreder ve duâ ederdi.

Dürrî-zâde Mustafa Efendi’nin, fıkıh ilmine dâir yazdığı “Dürre-i Beyzâ” adlı bir eseri vardır. Bu eserin yazma bir nüshası, Es’ad Efendi Kütüphânesi’ndedir.

¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾

1) Devhat-ül-meşâyıh sh. 400

2) Kâmûs-ül-a’lâm cild-3, sh. 2140

3) İlmiye salnamesi sh. 529

ALFABETİK SIRA
HİCRÎ ASIRLAR