ARA
İSLAM ALİMLERİ ANSİKLOPEDİSİ

Şafiî hadîs âlimlerinden. İsmi, Muhammed bin Ömer bin Ahmed bin Ömer bin Muhammed İbni Îsâ el-İsfehânî el-Medînî’dir. Meşhûr hafızlardandır. Hadîs-i şerîfleri ezberlemekte ve bilmekte, asrının en büyük âlimi idi. Künyesi Ebû Mûsâ olup, “Şeyh-ül-İslâm” lakabı ile tanınırdı. Hadîs ilmine dâir kıymetli eserleri vardır. 501 (m. 1108) senesi Zilka’de ayında İsfehan’da doğdu. Önce babasının huzûrunda hadîs-i şerîf öğrendi. Başkalarından da hadîs öğrenmek için çok yer dolaştı. Hadîs ilminde şöhreti çok yükseldi. Birçok âlimden hadîs-i şerîf dinledikten sonra, tekrar memleketine döndü ve oraya yerleşti. 581 (m. 1185) senesinin Cemâzil-evvel ayında İsfehan’da vefât etti.

Ebû Mûsâ el-Medînî, önce babasının hocası Ebû Sa’d Muhammed bin Muhammed el-Mutarrız’ın huzûrunda, daha yaşı çok küçük iken hadîs-i şerîf öğrenmeye başladı. O sırada üç veya beş yaşında olduğu kaynaklarda zikredilmektedir. Bundan başka Ebû Mensûr Muhammed bin Abdullah bin Mendereyh eş-Şürûtî, Gânim el-Bürsî, Ebû Ali el-Haddâd, Hâfız Ebü’l-Fadl Muhammed bin Tâhir, Ebü’l-Kâsım İsmâil bin Muhammed bin Fadl, Hibetullah bin el-Husayn, Fâtıma el-Cüzdâniyye, Ebü’l-İzz İbni Kâdeş ve memleketinde, Bağdad’da ve Hemedan’da bulunan daha birçok âlimden hadîs-i şerîf öğrendi.

Kendisinden de; Hâfız Ebû Bekr Muhammed bin Mûsâ el-Hâzimî, Hâfız Abdülganî, Hâfız Abdülkâdir er-Rühâvî, Hâfız Muhammed bin Mekkî, Hasen bin Ebî Ma’şer el-İsfehânî, Nâsıh bin Hanbelî ve daha birçok âlim hadîs-i şerîf rivâyet ettiler. Ondan ayrıca Abdullah bin Berekât el-Huşû’î ve daha başkaları icâzet alıp hadîs-i şerîf rivâyet etti.

O, Hâkim’in “Ulûm-ül-hadîs” kitabını tamamen ezberledi ve Hâfız İsmâil’e hepsini arz etti. İbn-i Dübeysî diyor ki: “Ebû Mûsâ, isnâd ve ezberleme bakımından asrının bir tanesi ve zamanının üstadı oluncaya kadar yaşadı.”

İbn-i Neccâr da dedi ki: “Onun ezberledikleri ve ilmi, her yere yayılmıştı. Hâfızlardan birçokları, ondan çok hadîs-i şerîf yazdılar. Hâfızasının kuvvetliliği, ilminin çokluğu, rivâyetlerindeki güvenilirliği ve sağlamlığı, din ve salâh sahibi oluşu, yolunun doğruluğu ve ahlâkının güzelliği, zabıtlarının ve nakillerinin sıhhatli oluşu, eserlerinin güzelliği gibi birçok hasletler kendisinde toplanmıştı. Bunların hepsinin toplandığı kimseler çok az yetişmiştir.”

Yine İbn-i Neccâr diyor ki: “O, fıkıh ilmini Ebû Abdullah Hasen bin Abbâs er-Rüştümî’den öğrenmiş, nahiv ve lügat ilimlerinde de mehâret kazanıp yükselmişti.”

Sem’ânî diyor ki: “Ondan hadîs-i şerîf dinledim. O da benden hadîs-i şerîf yazdı. O, güvenilir, sağlam’ bir râvîdir.”

Hâfız Abdülkâdir er-Ruhâvî de şöyle anlatır: “O, özellikle İsfehan’da yaşayan âlimlerden işitilen bilgi ve haberlerden, zamanında kimsenin tahsil edemediği şeyleri öğrendi. Bunların çoğunu ezberleyip sağlam olarak muhafaza etti. O ayrıca, zamammızdaki hadîs hafızlarından kimsede görmediğimiz temiz bir yaşayışa sahipti. Onun bilgilerinden ve güzel huylarından herkes faydalanmıştır. O, insanlardan hiçbir şey kabûl etmezdi. Bir kimse, kendisine bir miktar mal vasıyyet etmişti. Onu da red etti. Kendisine: “Onu, uygun gördüğünüz kimselere dağıtınız!” denildiğinde, bunu da istemedi. Çok tevâzu sahibi idi. Küçüklere de, büyüklere de Kur’ân-ı kerîm okuturdu. Yeni başlayanlarla çok alâkadar olur, ona titizlikle öğretmeye çalışırdı. Onu, geniş ve düz tahtalarda, küçük çocuklara Kur’ân-ı kerîmi yazarak ezberlettiğini gördüm. Tevâzu’ undan, kimsenin, kendisiyle beraber yürümesini istemezdi. Hattâ bir kerresinde, ben de böyle yapmıştım. Beni bundan alıkoydu. Birbuçuk seneye yakın ona gidip geldim. Onun kimseyle beraber yürüdüğünü görmedim. Ondan, kendisini ayıplamaya sebeb olacak birşey işitmedim.” Ebû Mes’ûd Kûtâh diyor ki: “Ebû Mûsâ gizli bir hazîne idi.”

Hüseyn bin Bevhân bin Nu’man el-Baverî diyor ki: “İlhân şehrinde bulunuyordum. Bana biri geldi ve rü’yâsında, sanki Resûlullahın vefât etmiş olduğunu anlattı. Ben de: “Bu, büyük bir rü’yâdır. Şayet senin rü’yân doğru ise, zamanında eşi bulunmayan büyük bir âlim ölecektir. Muhakkak ki, bu rü’yâ, İmâm-ı Şafiî’nin, Süfyân-ı Sevrî’nin ve Ahmed bin Hanbel’in vefâtı hâlinde de rivâyet edilmişti” dedim. Daha gece bitmemişti ki, Hâfız Ebû Mûsâ’nın vefât ettiği haberi bize geldi.”

Abdullah bin Muhammed el-Hûcendî şöyle anlatır: “Ebû Mûsâ defnedildiği zaman, cemâat daha kabristandan ayrılmamıştı ki, gökyüzü bulutsuz ve hava çok sıcak olduğu hâlde, aniden bulut görünüp bardaktan boşalırcasına yağmur yağmaya başladı. O sırada, İsfehan’da çok az su bulunuyordu ve uzun zamandır yağmur yağmıyordu.” Yine dedi ki: “Hâfız Ebû Mûsâ, son yazdığı eserinde şöyle demişti: Her ümmetin içinde, Allahü teâlânın katında yüksek bir derecesi bulunan bir zât vefât ederse, onun ölümü gününde Allahü teâlâ rahmet bulutları gönderir. Bu, onun ve namazını kılan kimselerin mağfiret olunduğunun alâmetidir. Nitekim, vefât ettiği günde, hayâtında iken söylediği gibi, onun için de böyle vâki olmuştur.”

Şeyh-ül-İslâm Ebû Mûsâ Medînî’nin “Kitâb-ül-letâif min dekâik-il-me’arif adlı eserindeki hadîs-i şerîflerden ba’zıları şöyledir:

Abdullah bin Amr’ın ( radıyallahü anh ) rivâyet ettiği hadîs-i şerîfte, Resûlullah ( aleyhisselâm ) şöyle buyurdu:

“Allahü teâlâ insanların gönüllerinden ilmi silmek sûretiyle değil, ulemâyı kabz ederek ilmi ortadan kaldırır.”

Ebû Hüreyre’nin ( radıyallahü anh ) bildirdiği hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

“Köpek ve canlı resmi bulunan eve rahmet melekleri girmez.”

“Kim bir müslümanın dünyâ sıkıntılarından birini giderirse, Allahü teâlâ da onun âhıret sıkıntılarından birini giderir.”

Enes bin Mâlik’in ( radıyallahü anh ) rivâyet ettiği hadîs-i şerîfte, Resûlullah ( aleyhisselâm ) “Allahü teâlâ refîkdir. Yumuşaklığı sever” buyurdu.

Eserlerinin başlıcaları şunlardır:

1. Tetimmetü Ma’rifet-is-Sahâbe: Hâfız Ebû Na’im’in aynı isimde yazdığı eserinin eksik kalan kısmını tamamlamıştır.

2. Et-Tıvâlât veya “El-Ahbâr-üt-tivâl”: Zayıf ve mevzû hadîsleri bildiren bir eser olup, bir benzeri yazılmamıştır.

3. Tetimmet-ül-garîbîn (Garîb-ül-Kur’ân vel-Hadîs): Arab dili ve edebiyatındaki üstünlüğüne delâlet eden kıymetli bir eserdir. Hirevî’nin “El-Garîbîn” kitabı bununla tamamlanmıştır. Çok faydalı bir eserdir. Bunu “El-Mugîs” diye isimlendirmiştir.

4. Avâl-it-tâbiîn: Ezberinde bulunan birçok mes’eleleri ve çeşitli ilimleri içine alan bir eserdir.

5. Ulûm-ül-hadîs, 6. El-Letâif: Hâfızların, en meşhûr âlimlerin ince bilgilerinden bahseden bir eserdir. 7. Hasâis-ül-Müsned-i İbn-i Hanbel, 8. El-Vazâif, 9. Ez-Ziyâdât: Hocası Ebü’l-Fadl Muhammed bin Tâhir el-Makdîsî’nin “El-Ensâb” kitabına yaptığı zeylidir. “Ensâb-ül-muhaddisîn” de denir. 10. El-Esmâ-ül-müştereke beyn-er-ricâli ven-nisâi, 11. Et-Tergîb vet-terhîb, 12. Tadyî-ül-umr vel-eyyâm, 13. Düstûr-ül-müzekkirîn, 14. Ez-Zahîre vel-idde: Ebû Abdullah bin Çünde’nin menkıbelerini anlatan bir eserdir. 15. Zeyl-i esmâ-is-Sahâbe: İbn-i Mende’nin eserinin zeylidir. 16. Sibâ’ıyyât: Hadîs ilmine dâirdir. 17. Eş-Şerh-ül-mükemmel fî neseb-il-Hasen-il-mühemmel, 18. Kitâb-ül-hıfz ven-nisyân, 19. Nüzhet-ül-huffâz.

¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾

1) Mu’cem-ül-müellifîn cild-11, sh. 76

2) Tabakât-üş-Şâfiiyye cild-6, sh. 160

3) Tezkiret-ül-huffâz cild-4, sh. 1334

4) Vefeyât-ül-a’yân cild-4, sh. 286

5) Şezerât-üz-zeheb cild-4, sh. 273

6) El-Bidâye ven-nihâye cild 12, sh. 318

7) El-A’lâm cild-6, sh. 313

8) Er-Ravdateyn cild-2, sh. 68

9) Esmâ-ül-müellifîn cild-2, sh. 100, 101

10) Kitâb-ül-letâif min dekâik-il-meârif. Süleymâniye Kütüphânesi Cârullah Efendi kısmı No: 402

ALFABETİK SIRA
HİCRÎ ASIRLAR