ARA
İSLAM ALİMLERİ ANSİKLOPEDİSİ

Tasavvuf ve Şafiî mezhebi, fıkıh âlimi. Künyesi Ebü’l-Feth olup ismi, Tâhir bin Sa’îd bin Fadlullah bin Ebü’l-Hayr’dır.

Tasavvuf ilminde yüksek dereceler sahibi olduğu için, Sûfî lakabı verildi. İlk tahsiline, dedesi Fadlullah’dan aldığı derslerle başladı. Birçok yerlere seyahatlerde bulunup, buralardaki büyük âlimlerin ve evliyânın sohbet ve derslerinden istifâde etti. İmâm-ı Ebü’l-Kâsım Kuşeyrî, Ebü’l-Ganâim bin Me’mûn, Ebü’l-Hüseyn bin Nekûr ve daha birçok âlim, onun hocaları arasındaydı. Tasavvufta ve Şafiî mezhebi fıkıh bilgilerinde çok yükseldi.

Devamlı Allahü teâlânın dostları ile beraber olurdu. Kalbi Allahü teâlânın rızâsını kazanmaktan başka birşey düşünmez oldu. Başkalarının dünyâ malı için yaptığı kavgalar, onu hiç alâkadar etmezdi. O, Allahü teâlânın rızâsı için ilim öğrenir, ilim öğretir, O’nun dinini yaymaya gayret ederdi. İnsanlara merhameti, sabrı, cömertliği, haram ve şüphelilerden sakınması fevkalâdeydi. Harama azâb, helâle hesâb olduğunu düşündüğünden hesabının uzun sürmemesi için, kendisine helâl ve mübah olan şeyleri zarûret miktarı kullanırdı, insanlara emr-i ma’rûfta bulunur, Allahü teâlânın emir ve yasaklarını öğrenip bildiklerini tatbik etmeyenlerin, Cehennem ateşinden kurtulamayacağını anlatırdı. Birçok talebe yetiştirdi. Ebü’l-Fetyân Revâsi, onun talebeleri arasındaydı. 502 (m. 1108) yılında vefât etti.

O, Ebû Sehl Sa’lûkî’nin. “Maksatlara ulaşmak, i’tirâzları terketmekle mümkündür” sözünü sık sık söylerdi.

¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾

1) Tabakât-üş-Şâfiiyye cild-7, sh. 113

 

ALFABETİK SIRA
HİCRÎ ASIRLAR