ARA
İSLAM ALİMLERİ ANSİKLOPEDİSİ

Yemen’de yetişen Şafiî âlimlerinden. İsmi. Zeyd bin Hasen bin Muhammed bin Ahmed bin Meymûn bin Abdullah Abdülhamîd İbni Eyyûb el-Yemenî el-Fâyeşî’dir. 458 (m. 1066) senesi Şevval ayında Yemen’de doğdu. Ahmed, Ali, Kâsım isimlerinde çocukları vardır. Şafiî mezhebinin büyük âlimlerindendir. Yaşadığı devirde, Yemen diyarında yetişen fakîhlerin şeyhi, üstadı kabûl edilmişti. Tefsîr, kırâat, hadîs, lügat, nahiv, kelâm, fıkıh, hılâf, usûl-i fıkh ve hesâb ilimlerinde derin bilgisi bulunan bir âlimdir. Birçok defa hacca gidip Mekke’de bulundu. Hayâtı boyunca Yemen’de Ce’âmî denilen köyde ders verdi. 528 (m. 1134) senesi Receb ayında orada iken vefât etti.

O, birçok âlimden ilim öğrendi. Çok ilimde, yüksek bir âlim olarak yetişti. Kırâat ilmini, Mekke’de Ebû Ma’şer et-Taberî’den okuyup öğrendi. Fıkıh ilmini, Müşeyrık’te Es’ad bin Heysem’den, Seyr’de İshâk es-Sardefî’den, Zurâfe’de Ebû Bekr el-Muhâî ile Ya’kûb bin Ahmed’den, Tehâme’de İbn-i Abdüveyh’den, Mekke’de Hüseyn et-Taberî ile Ebû Nasr el-Bendenicî’den, Zî Eşrak beldesinde Hayr bin Yahyâ bin Mülâmis ve Mukbil bin Züheyr’den öğrendi. Ayrıca Zî Eşrak’ta İbrâhim bin Ebî Abbâd en-Nahâvi’den nahiv ve lügat ilimlerini öğrendi. Ühâze’de “En-Nizâm” kitabının sahibi Îsâ bin İbrâhim er-Rebî’den de Arab diline âit ilimleri öğrendi. Îsâ bin İbrâhim ve kardeşi İsmâil, lügat âlimlerinin en büyüklerinden idi.

Zeyd bin Yahyâ hazretleri, ilim öğrenmek için çok yer dolaştı. Bu sebeble ilmi çoğaldı ve faziletleri her yere yayıldı. Beşyüzü aşan kitabın içindeki ilimden çok şey topladı. Geceleri uyumaz, her gece zamanlarının çoğunu Kur’ân-ı kerîmin yedide birini okuyup namaz kılarak geçirirdi. Şafiî mezhebinde “Tehzîb” isimli kıymetli kitabını yazdı. Birçok kimseler ondan fıkıh ilmini öğrendi. Çeşitli beldelerden gelen bu talebelerinin başlıcaları şunlardır: Yahyâ bin Ebi’l-Hayr el-İmrânî, Şeyh Hâfız ve fakîh Ali bin Ebî Bekr bin Hımyer bin Fadl Ömer bin İsmâil bin Alkame, Ömer bin Abdullah. Talebeleri ondan hiç ayrılmazlardı. O da talebelerine ve arkadaşlarına çok yakınlık ve sevgi gösterirdi. Bunlar, onun ahlâkının güzelliğinden, ilminin çokluğundan ve o memleketin sultânının iyiliğinden idi. Beldenin, sultânı, Es’ad bin Vâil isminde bir kimse olup, dedeleri harp ve şiddet zamanlarında cesâret ve sabır sahipleri idi. Bu sultan, bid’at fırkalarından uzak duruyor ve Ehl-i sünnet mezhebini yayıyordu. Bu sebepten sultan, Zeyd bin Hasen el-Yemenî’ye çok hürmet gösteriyordu. Beldesindeki insanların huzûr içinde yaşamaları için, ilim öğrenmelerini ve âlimlere saygı göstermelerini teşvik ediyordu.

¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾

1) Tabakât-üş-Şâfiiyye (Sübkî) cild-7, sh. 85

2) Tabakâtü fukahâ-il-Yemen sh. 155

ALFABETİK SIRA
HİCRÎ ASIRLAR