ARA
SORULARLA İSLAMİYET / SUAL-CEVAB

Çocuğun hastalığı

Bir gün herkes geldi, o yoktu fakat,
Kalmadı o anda bende hiç takat.

Ve hemen yüreğim geldi ağzıma,
Aniden yıkıldı, dünya başıma.

Dermanım kesildi, gözüm karardı,
Fenalık geçirdim, benzim sarardı.

Güç bela ayrıldım, durduğum yerden,
Endişelenmiştim, kötü haberden.

Öyle ki vaziyet iyi değildi,
Düşünceden başım öne eğildi.

Koştum çocukların yanına hemen,
Dedim, hani nerde benim nur tanem?

Söylediğimi işitmediniz mi?
Evlerine kadar gitmediniz mi?

Şaşırdım, merak içinde kaldım ben,
O güneşim, ayım gelmedi neden?

Neye uğradı ki ciğer pâresi,
Yardıma koşardım varsa çâresi.

Çocuklar dedi: (Gittik hanesine,
Vaziyetini sorduk annesine.

Dedi: Bu gece kuzum hasta oldu,
Ateşten gül benzi sararıp soldu.

O nazik cismini bir sıtma tuttu,
Derse çalışmayı bile unuttu.

Hep baygın yatıyor, ateşi çoktur,
Konuşmaya bile takati yoktur.

Gözlerini açıp bir laf edemez,
Yavrum bu durumda derse gidemez.

Bunları duyunca koşup geldik biz,
Yapmaya hazırız, ne söylerseniz.)

Duyunca çekildim ben bir kenara,
Gözlerimin yaşı, döndü pınara.

Birden düştüm yere, gözüm karardı,
Vücudum titredi, yüzüm sarardı.

Kurudu kalmadı, cismimde kanım,
Nasıl kurumasın, hastaymış canım.

Dayanamadım, ben de hastalandım,
Yemedim, içmedim, tutuşup yandım.

Kederlendim, kendi kendimi yedim,
Hâlimi görene hastayım dedim.

Yiyip, için siz, her zaman olun şâd!
Kalmadı ağzımda benim hiç bir tad.

Hoş değilse bir kişinin mizacı,
Ona şeker bile gelir çok acı.

Sıkıntım çoğaldı, dert küpü oldum,
Kedere boğuldum, elemle doldum.

İçimde sakladım, her ne dedimse,
Vâkıf olamadı hâlime kimse.

Duyurmadım hiç kimseye bunu ben,
Fakat ne zahmetler çekti can ve ten.

Aşığa cihanda gülmek yoğ imiş,
Aşığa dünyada ölmek yeğ imiş.

Aşığın işleri hiç gelmez başa,
Vursa da başını hep taştan taşa.