ARA
SORULARLA İSLAMİYET / SUAL-CEVAB

Defni

Veda etti bu vefasız dünyaya
Yıkayıp da götürdük musallaya,

İmam oldum, namazın kıldırmaya,
Niyet ettim, meyyit için duaya.

Yüce Mevlâmıza ettim niyazı,
Selam verip tamam ettim namazı.

Dolaşır idi herkes çevresini,
Taşımak için nur hazinesini.

Defnedildiği yerdeki mezarlık,
Beykoz’da ona derlerdi Anarlık.

O veliye, kabri şehadet eder,
Elbette bu masum Cennet ehli der.

Çünkü kendini ilme vermiş idi,
Şehitlik rütbesine ermiş idi.

Muhabbet etmeseydi Rabbi-izzet,
Onu masumken eder miydi davet?

Hiç bulaştırmadan çirkef dünyaya,
Göndermiştir onu hemen ukbâya.

Kime nasip olur böyle bir nimet,
Cihana gelip masum olarak gitmek.

Henüz değil iken daha mükellef,
Hak, evliyalıkla etti müşerref.

Onu gören Rabbi hatırlıyordu,
Baktıkça kalbine nur doluyordu.

Dedim ki: Kerimsin yâ Rab, kerem et!
Misafirindir o, eyle merhamet!

Gelenler koydular onu kabrine,
Sonra çekip gitti herkes evine.