ARA
SORULARLA İSLAMİYET / SUAL-CEVAB

Fenâ-Fillâh

Öğle oldu, güneş erdi zevâle,
Ne kadar sevindim, bilsen bu hâle.

Çünkü onun geliş vakti olmuştu,
Ayrılıktan gözüm yaşla dolmuştu.

Oturdu yerine gelip civanım,
Arttı heyecanım çıkacak canım.

Gönül yerindeyse, niçin yerine?
Yerine düşmeyen gönül yerine!

Gönlümün tahtında şâhtı o server,
Esrarlı kitabı okurdu ezber.

Sarhoş gibi olup çekmiştim bir âh!
Âhımdan haberdar oldu küçük şâh.

Gizlice eyledim, arz-ı muhabbet,
Etmişti benimle bir süre sohbet.

Onun da yüreği sevinçle doldu,
Öğrenciydi şimdi öğretmen oldu.

Nasıl büyüledi gönül evimi?
Başka bir âlemde buldum kendimi.

Sanki kalbime hançer sapladı,
Acısı her yeri birden kapladı.

Ne tuhaf hâl imiş aşkın hâleti,
Sözle anlatılmaz hiç keyfiyeti.

Ne anlar bu aşkı tatmayan kimse,
Aşk, ancak bilinir verdiği zevkle.

Anladım şimdi neymiş fenâ-fillâh
Mürşide ne yetki vermiştir Allah.

Bu nura bir çocuk bile kavuşur,
Ona hürmet, vusûle sebep olur.