ARA
SORULARLA İSLAMİYET / SUAL-CEVAB

İlm-i Ledünni

Bu edepli çocuk, Kur’an okurdu,
Tilaveti kalbimizi yakardı.

Hem öyle bir okuyuşu var idi,
Belki tefsirini hep anlar idi.

Yaklaşıp yanına imandan sordum,
Verdiği cevaba çok hayran oldum.

Okuduğum kitap elbet pek çoktu,
Ama bu bilgi hiç birinde yoktu.

O sözler ezberden söylenemezdi,
Hem ezberlemeye ömür yetmezdi.

Bu çocuk yaşta bu ilmin kaynağı,
Ne ola diyerek aklımı sardı.

Bunlar ledün ilmi olsa gerektir,
Hak dilediğine elbette verir.

Bir kula tecelli eylese Hudâ,
Onda bir çok kemâl olurdu peydâ.

Habibin nurundan ederse ihsan,
Hemen hikmet söyler böyle bir insan.

Hikmet; fen, ahlak ve edep demektir,
Özetle faydalı olan her şeydir.

Temiz kalbler ona hemen bağlanır,
Resulün feyzini hep ondan alır.

Feyz, kalbe marifet, nur gelmesidir,
Mârifet de, kalb ve ruh bilgisidir.

Bir kalbde bulunsa, edeple iman,
Böyle kalbe dolar sevgi o zaman.

Bu aşkın aslı Allah sevgisidir,
Feyiz ancak bu aşk yolundan gelir.

Feyizli kalb, anlaşılır sözünden,
Bunu âşık belli eder gözünden.

Çocuk da maşuk olur bu nur ile,
Resulü sevmeyi var kıyas eyle.

Sakın çocuk feyiz alır mı deme,
Almıştı Celâleddin-i Rumi de.

Henüz beş yaşında iken Mevlana,
Verilmişti ilm-i ledünni ona.

Bunun misalleri elbet pek çoktur,
Hak teâlâ için hiç zorluk yoktur.

Kimileri zahmet çeker yıllarca,
Kimi de hizmetle olur bir anda.

Bu sevgi mecâzi aşka benzemez,
Masivaya bağlı kalblere gelmez.

İlâhi bu aşktan nasip et bize,
Dostların aşkını ver kalbimize.