ARA
SORULARLA İSLAMİYET / SUAL-CEVAB

Mürşidimi ziyaret

Üzüntü içinde evime gittim,
Mürşidi görmeyi çok arzu ettim.

Elime alıp bir parça nebatı,
Ölmüş cismime vereyim hayatı.

Gidip görsem var mı bir ihtiyacı,
Çünkü tâ canıma değdi bu acı.

Onu ziyaret için çıktım yola,
Şu mahzun gönlüme bir çare ola.

Evinin önüne varınca durdum,
Kapının eşiğine yüzümü sürdüm.

Artık bundan sonra kapıyı çaldım,
Evden “kim o” diye bir cevap aldım.

Dedim “Hani Hakkın sevgili kulu,
Alnında var Resulullahın nuru”?

Tanıyıp beni aldılar huzura,
Böylece kavuştum tekrar o nura,

Beni görence yapıştı elime,
Diyemedim gelenleri dilime.

Dedim: “Eski halin nereye gitmiş?
Sıtma vücudunu nasıl eritmiş.

Bu hastalık sana çok elem vermiş,
Güneş halin sanki buluta girmiş.

Ciğerparem sakın denize girme,
Hastalığa yeniden fırsat verme!”

Denize düşerse bir çuval şeker,
Ziyan olur hepsi eriyip gider.

Tâ ki elimi eline alınca,
Bendeki nebatı verdim usulca.

Mürşidim Muhammed nebatı aldı,
Üzüntülü kalbim hülyaya daldı.

Maalesef uzun sürmedi bu hâl,
Dedim: “Gidiyorum sağ ve esen kal!

İzin ver gideyim geldiğim yere,
Allah sana sıhhat, afiyet vere.”

O feyizli yere veda eyledim,
Tekrar kavuşmaya dua eyledim.