ARA
SORULARLA İSLAMİYET / SUAL-CEVAB

Olur demişler

Tezgâhta işler torna,
Çeşmeden akar kurna,
İftarda bazen hurma,
Olur elbet demişler.

Denizde taze balık,
Şehirde kalabalık,
Dağ başında zorbalık,
Olur elbet demişler.

Orman içinde ayı,
Köprü başında dayı,
Yorulunca beş çayı,
Olur elbet demişler.

Fakir evinde hasır,
Elde, ayakta nasır,
Kadı kızında kusur,
Olur elbet demişler.

Deniz dolu benzin, gaz,
Sevilenler eder naz,
Yolunacak ördek, kaz,
Olur elbet demişler.

İstanbul doldu lale,
Dağdan akar şelale,
Futbolda iki kale,
Olur elbet demişler.

Tavla oynanmaz zarsız,
Döversen olur arsız,
Para vermezsen hırsız,
Olur elbet demişler.

Beklerse ekşir boza,
Pamukta vardır koza,
Bazen görünmez kaza,
Olur elbet demişler.

Dağlık yerlerde kaya,
Müslüman kızda hayâ,
Kimi kadında boya,
Olur elbet demişler.

Gurbet ilinde hasret,
Şaşan kimsede hayret,
Çalışkanda çok gayret,
Olur elbet demişler.

Hükümdarda saltanat
Ustada ince sanat,
Uçakta iki kanat,
Olur elbet demişler.

Hastalık başlar yavaş,
Çıkar mikropla savaş,
Garip gözden akan yaş,
Olur elbet demişler.

Arap atta asalet,
Küfürlerde rezalet,
Hak olanda fazilet,
Olur elbet demişler.

Bir değer vermez rozet,
Dindedir bütün izzet,
Hizmette tatlı lezzet,
Olur elbet demişler.

Kaybolursa aramaz,
Yaraları saramaz,
Tek çocuklar yaramaz,
Olur elbet demişler.

Apartman yedi katlı,
Seven sanki kanatlı,
Torunlar gayet tatlı,
Olur elbet demişler.

Siyasette bitmez laf,
Konuşup ederler gaf,
Merhamet içinde af,
Olur elbet demişler.

Yaşanıyor dargınlık,
İşlerde hep durgunluk,
Ara sıra yorgunluk,
Olur elbet demişler.

Sabah vakti mahmurluk,
Kimi gözlerde morluk,
Hoca, gurbette zorluk,
Olur elbet demişler.