ARA
SORULARLA İSLAMİYET / SUAL-CEVAB

Sabreden derviş

Yüzümü toprağa sürüp ağlarken,
Çıkageldi yine, Muhammed hemen.

Dedi: “Niçin ağlarsın n’oldu sana?
Dedim: “Lütfet hiçbir şey sorma bana!

Çünkü söylemekle hâlim bilinmez,
Hem de bilirsin ki her şey söylenmez.

Odur bu sevdaya beni uğratan,
Odur beni gece gündüz ağlatan.

Bu dertle gideyim acep nereye,
Yol gösteren yok mu, bu avâreye?

Bana nasip olan dertlere el’an,
Kolay değil öyle bulunmaz derman.

Dua ediyorum canı gönülden,
Kalb gözüm açılsın senin elinden.”

Dedi: “Senin derdin için, neylerim?
Şimdi ne istersen onu eylerim
.

Dedim: “Lütfet, nazar eyle fakire!
Mübarek kalbini çevir kölene.

Resulün kokusu geliyor senden,
Dolaşıp gelmiştir tüm velilerden.”

Dedi: “Ola ki, Hak rahmetin saçar,
Muradını verir, kalb gözün açar.

Ezelde olunmuş sana muhabbet,
Haktan emrolundu tâlibe hizmet.

Büyükler demiş ki: Sabreden derviş,
Vuslâta kavuşup, murada ermiş.


Dedim: “Ey gönlüm çileden kaçma,
Gizle bu sırrı hiç kimseye açma!”