ARA
Şuan buradasınız: Dini Şiirler Açık hakikat
SORULARLA İSLAMİYET / SESLİ

Allah vardır, birdir, açık hakikat,
Bunu ispat ediyor bütün kâinat.
Taş, toprak, su, hava, hayvan ve nebat,
Hakkın varlığını göstermiyor mu?

Gökte yıldızların kandil yakışı,
Gecenin ardından, günün çıkışı,
Güneşin gülerek, bize bakışı,
Hakkın varlığını göstermiyor mu?

Kelebeğin kanadının nakışı,
Arının altıgen petek yapışı,
Köstebeğin yerde tünel açışı,
Hakkın varlığını göstermiyor mu?


Ahir zamanda

Dünya fitne ile dolar
Kurtlar kuzuya dalar
Yıldız söner, renkler solar
Ve Kıyamet kopar bir gün.

Ortalığı sarar münker
Bozulur hep teker teker
Çoğu kötü tohum eker
Zaman gelir biçer bir gün.

Bozulur dünyanın hâli
Şaşıp kalır hep ahali
Yüklenenler bu vebali
Nasıl hesap verir bir gün.

Neme lazım deyip geçen
Her çeşit içkiyi içen
İyilere kefen biçen
Cezasını bulur bir gün.

Kirletilir umum hava
Nasıl temiz kalır yuva
Hizmet ister büyük dava
Muhlis olan gelir bir gün.

Küfür dolsa şu kâinat
Hakkı bulmak için can at
Müslümana bâki hayat
Musallada başlar bir gün.

Kuruntu kaplar gözleri
Karıştırır halk izleri
Şu dalgalı denizleri
Geçen kaptan olur bir gün.

Gelsin Hakkın inayeti
Öğren gerçek marifeti
Ehl-i hakkın feraseti
Dağı taşı deler bir gün.

Evliyanın kerameti
İlim boğar cehaleti
Zalimlerin rezaleti
Hâk-i yeksan olur bir gün.

Kim verirse doğru karar
Gece gündüz Hakkı arar
Doğru yoldan gelmez zarar
Rabbim yardım eder bir gün.


Âlemi başıboş sanma ey ahmak

Âlemi başıboş sanma ey ahmak
Bütün mahlûkatı yaratan vardır
Başını kaldır da yukarı bir bak!
Göğü yıldızlarla donatan vardır.

Tesadüf olur mu şu yüce nizam!
Her şeyde görülür büyük intizam
Takvimli bir saat gibi muazzam
Ay ile güneşi yürüten vardır.

Bize yağlı fındık veriyor çalı
Bir böcek ipekten dokuyor halı
Zehirli bir arı yapıyor balı
Bunların hepsini öğreten vardır.

İnek su içiyor, saf süt oluyor
Ağaç ekşi tatlı meyve veriyor
Şimşekler çakıyor, rahmet yağıyor
Gökte yıldırımı gürleten vardır.

Maksatsız göz görür, kulak duyar mı?
Aklı olan insan küfre kayar mı?
Cehennemde tatlı cana kıyar mı?
Dilimizi döndürüp söyleten vardır.


Allahı anar

Dosta koşanlar
Allahı anar.
Aşkla coşanlar
Allahı anar.

Hak yola uyan
Kalbini yuyan
Pek az uyuyan
Allahı anar.

Huzura varan
Edeble duran
Okuyan Kur'an
Allahı anar.

Rızadır kastı
Arayan dostu
Çıkarır postu
Allahı anar.

Hakta buluşan
Aşkla çalışan
Dili alışan
Allahı anar.

Baksana kardeş
Yanıyor ateş
Ay ile güneş
Allahı anar.

Kim ki imansız
Yanar amansız
Hep canlı cansız
Allahı anar.

Allaha dayan
Gafletten uyan
Bunu okuyan
Allahı anar.


Aşk neymiş

Varını yoğunu atmakmış bu aşk
Canını Canana satmakmış bu aşk

Sevenler beraber gezip tozarken,
Bağrına taş basıp yatmakmış bu aşk

İsteyene balı ve şekeri verip
Zehirleri kendi yutmakmış bu aşk

Belâ yağmurları yağarken her an
Şükür secdesine yatmakmış bu aşk

Aşktan mahrum olan bu derdi bilmez
Malıyla denize batmakmış bu aşk

Elâlem yangından kaçıp dururken
Ateşe kendini atmakmış bu aşk

Hasretiyle gece gündüz ağlayıp
Gözlerin şükrünü yapmakmış bu aşk

Kara kaşa, ela göze değil bu
Allah’ın emrini tutmakmış bu aşk.


Cahilin atına binme

Yol yakınken öğren farzı sünneti
Sapık kimselere etme minneti
Ehline uyarsan aldın Cenneti
Cahilin atına binme kardeşim.

Hak bilinmez ise düşülür dara
Sünneti yaşayan bir rehber ara
Üç beş günlük ömür eder mi para?
Kezzaplı su ile yunma kardeşim.

Ehl-i sünnet yolu ana caddedir
Bundan başka bütün yollar sahtedir
Sağda solda gezme zaman akçedir
Bir daldan bir dala konma kardeşim.

Nefse uyma, düşün inceden ince
Doğru itikadı öğren ilkönce
Rıza-i ilâhi elden gidince
Öyle deli gibi dönme kardeşim.


Dertli’ye cevap

“Hani şeytan nerde?” dersin
Şeytan senin içindedir!
Küfre varan söz edersin
Şeytan senin içindedir!

Hakkı görmez gözün varmış
Teli bozuk sazın varmış
Ne edepsiz ağzın varmış
Şeytan senin içindedir!

Damarına girmiş şeytan
Odur seni saçmalatan
İflah olmaz dil uzatan
Şeytan senin içindedir!

Dertli imiş senin adın
Hakikati bulamadın
Nerde imiş bilemedin
Şeytan senin içindedir!

Övüyorsun bâtıl yolu
Cücelere dedin ulu
Rabbimizin ahmak kulu
Şeytan senin içindedir!

Kel başında sarığın yok
Ayağında çarığın yok
Filden farkın kuyruğun yok
Şeytan senin içindedir!


Hakiki âlime uy

Bak hakkın hitabına
Hakiki âlime uy
Kulak ver kitabına
Hakiki âlime uy

Hayır konuşmalı dil
Kalbindeki pası sil
Her sözünü senet bil
Hakiki âlime uy

Cânı cânâna gönder
Her işte lazım önder
Bulunsa da pek ender
Hakiki âlime uy

Sağlam duvara dayan
Düşer ayağı kayan
Yeter gafletten uyan
Hakiki âlime uy

Akıl gerçeği arar
Gecikmeden ver karar
Çözülür nice esrar
Hakiki âlime uy

Şeytan kolluyor fırsat,
Adımını düzgün at
Almak istersen murat
Hakiki âlime uy

Kayığın su almadan,
Sayılı gün dolmadan,
Henüz pişman olmadan,
Hakiki âlime uy

Düşüncen hep hak ola
Kalbin nur ile dola
Rehbersiz çıkma yola
Hakiki âlime uy

Cahile uyana bak
Batıyor sapıtarak.
Her emrini tutarak,
Hakiki âlime uy

Kolay bulunmaz nimet,
Bundadır bütün izzet,
Severek eyle hizmet
Hakiki âlime uy

Yüzünü hakka çevir
Nefsini yere devir
Haydi yanına gir
Hakiki âlime uy

Girer isen sohbete,
Uğramazsın mihnete,
Kavuşursun rahmete,
Hakiki âlime uy

Mezhepsiz âlimden kaç
Müctehidler başa taç
Herkes rehbere muhtaç
Hakiki âlime uy

Olmak için salih kul
Ehl-i sünnet âlim bul
Amelin olur makbul
Hakiki âlime uy

Sözüne riayet et
Sahih olur ibadet
İstiyorsan saadet
Hakiki âlime uy

Terk eyleme ihlası
Cahillik yüzkarası
İşte sözün kısası
Hakiki âlime uy.


Haydi hizmete

Kavuşmak isteyen büyük himmete
Hakka inananlar haydi hizmete
Kolay bulunmayan böyle nimete
Bismillah diyerek haydi hizmete

Ter dökelim Ehli sünnet yoluna
Canımız fedadır Hakkın uğruna
Sünni kitapları basıp bağrına
Emri maruf için haydi hizmete

Öğren düşmanların bütün fendini
Tuzağına düşme koru kendini
İlimle yıkmalı küfrün bendini
İlmi yaymak için haydi hizmete

Hani deryaların kaptanı bizdik
Bütün düşmanları sıraya dizdik
Gururlu kralları nasıl da ezdik
Ecdadın torunları haydi hizmete

Hep Hak için hakka koşmalı mümin
Hizmet aşkı ile coşmalı mümin
Bütün engelleri aşmalı mümin
Şanlı zafer için haydi hizmete


Geçti Bor’un pazarı

Eskiden yaşadığın seneler, günler hani?
El üstünde gezerdin, şerefler, ünler hani?
Naylon oldu işimiz, pamuklar, yünler hani?
Selvi gibi ümitler, döndü birer iğdeye
Geçti Bor'un pazarı, sür eşeği Niğde'ye

Nerede yiğit olan, er meydanına gelsin
Dik tutmasın kafayı, şöyle biraz eğilsin
Göründüğün gibi ol, niye öyle değilsin
Şimdi rüşvetin adı, oldu artık hediye
Geçti Bor'un pazarı sür eşeği Niğde'ye

Gerçeğin karşısında, bırakmalı inadı
Pek çok çile çekse de, değişmemeli tadı
Kendi layık değilse, ne yapar şanlı adı
Karar ver yüklemeden, sermayeyi kediye
Geçti Bor'un pazarı, sür eşeği Niğde'ye

Fırsatı iyi kolla, denmesin sana ahmak
Karışma hiç kimseye, sen kendi işine bak!
Tekrarlanan hatalar, canlara etmesin tak
Dokunur abur cubur şimdi bizim mideye
Geçti Bor'un pazarı, sür eşeği Niğde'ye

Fırsat uçan bir kuştur, tutulmaz yorulmadan,
Hiçbir iş yapmamalı, ehline sorulmadan
Çok iyi pişmelisin, yanmadan kavrulmadan
Yoksa beğenmezler, pişmemiş bu çiğ diye
Geçti Bor'un pazarı, sür eşeği Niğde'ye


İki cihanın gülü

Bağımıza giresin
Baştanbaşa güldür gül
Muradına eresin
Çiçekler hep güldür gül

Kurusu gül, yaşı gül
Toprağı gül, taşı gül
Ayağı gül, başı gül
Bostanımız güldür gül

Bahçede gül dalı var
Kovanda gül balı var
Beyazı var alı var
Koklanılan güldür gül

Sevenler gül gönderir
Gözünden yaş indirir
Stresi gül dindirir
İlaçlar güldür gül

Kokar gül tutan eller
Dikensizdir bu güller
Ne derse desin eller
Bize gelen güldür gül

Gülü nazik tutarlar
Sevenler gül atarlar
Gül alıp gül satarlar
Yerler gökler güldür gül

Açılır gonca güller
Gül kokar tutan eller
Salevat söyler diller
Resul teri güldür gül

Çiçeğe övgü neden
Bu aşk değil çiçekten
Koku gelir Resulden
İki cihan güldür gül.