ARA
Şuan buradasınız: Alış Veriş Bilgileri Faiz
SORULARLA İSLAMİYET / SESLİ
Sual: Dinimizde faizin hükmü nedir?
CEVAP
Bugün faizin, içkinin, zinanın haram olduğunu bilmeyen Müslüman yoktur. Haramlar zamanla helal olmaz. Şu kadar var ki, (Zaruretler, haram olan bir şeyi mubah kılar), fakat zaruret bitince haramlığı devam eder. Mesela susuzluktan ölecek kimsenin, şaraptan başka içecek bir şey bulamazsa, ölmeyecek kadar şarap içmesi caiz olur. Daha fazla içmesi caiz olmaz. Açlıktan ölecek kimsenin leş yemesi de böyledir.

Bu ve benzeri durumlar haricinde faize helal denmez. Faiz hakkında hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Faiz alana da verene de lanet olsun!)
[Müslim]

(Vücuduna dövme yapana, yaptırana, faiz alıp verene lanet olsun.) [Buhari]

(Allahü teâlâ, dört kimseyi Cennete koymaz: Bunlar, devamlı içki içen, faiz alan, yetim malı yiyen ve ana-babasına asi olandır.)
[Hakim]

(Faiz 73 kısımdır. En aşağısı, kişinin anası ile zina etmesi gibidir.)
[Hakim]

(Bir dirhem faiz alıp vermek otuz zinadan günahtır.) [Taberani]

(Hep faiz yiyen sonunda fakirliğe düşer.)
[İ. Mace]

(Zina ve faiz yaygınlaşan toplum, Allahü teâlânın azabını hak etmiş olur.)
[E.Ya’la]
(Kıyamet yaklaştıkça, faiz, zina, ve içki çoğalır.) [Taberani]

Faiz hakkında pek çok hadis-i şerif vardır. Kur'an-ı kerimde Bekara suresi 275. âyet-i kerimesinde, (Alış verişin helal, faizin haram) olduğu bildirilmektedir.

Ecnebi ülkelerde, Müslümanların, gayrimüslimlere ödünç verip, onlardan faiz almalarının caiz olduğu Mülteka’da yazılıdır. Mecmaül enhür ve Dürer’deki hadis-i şerifte, gayrimüslim ülkelerde, Müslümanların kâfirlerden faiz almalarının caiz olduğu bildirilmiştir. Bundan başka zaruret dışında faiz her yerde her zaman haramdır. (Cevhere)

Faiz yalnız İslam dininde değil, semavi dinlerin hepsinde haramdı. Fetava-i Hayriyyede buyuruluyor ki:
(Zimmi [gayrimüslim] zimmiye elli lira ödünç verip, faizi ile birlikte ellibeş lira alsa, beş lirayı geri vermesi gerekir. Çünkü, faiz her dinde haramdır.)

Faiz, ödünç vermekte, rehinde ve alış verişte olur. Fıkıh kitaplarında faizin yetmişten fazla çeşidinin olduğu bildirilmektedir. Bunun için alış veriş ve başka sözleşme yapacak kimselerin, hangi hallerde faiz olduğunu iyice öğrenmesi gerekir. Bu bilgileri öğrenmek farz-ı ayndır. Bilmeyen kimse farkında olmadan faiz alıp verir, böylece büyük günaha girmiş olur. Haram olduğunu bilmediği için tevbe etmez.

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Daha fazlasını ödemesi şartı ile ödünç vermek faizdir. Haram anlaşma ile ele geçen malın hepsi haram olur. Mesela, 12 kile ödemesi şartı ile, on kile buğday ödünç verilse, 12 kilenin hepsi haram olur. Fazladan alınan 2 kilesi kul hakkı olduğu için, geri verilmesi gerekir. On kilesi de haram olduğu için fakire sadaka olarak verilir.

Bir teneke sütün içine konan bir bardak idrar sütün tamamını necis eder. Faizle ödünç verilen paranın, faizini, ana parasından ayırmak mümkün olmaz. Sütte olduğu gibi tamamı kirlenmiştir.

Sual: Faiz helal, riba haramdır diyorlar doğrusu nedir?
CEVAP
Faiz ile riba aynıdır. Faiz yedi büyük günahtan biridir. (Buhari)
Kur'an-ı kerimde de faizin haram olduğu bildirilmiştir. (Bekara 275-279)

Faizin haram olduğunu bildiren birçok hadis-i şeriflerden biri şöyle:
(Miraç gecesi, karınları ev gibi, içleri yılan dolu insanlar gördüm. Bunların kim olduğunu Cebrail aleyhisselama sordum. Faiz yiyenler olduğunu bildirdi.) [İbni Mace]

Her ihtiyaç zaruret değildir
Mecelle
’de diyor ki:
Zaruretler, memnu olanı mubah kılar. Yani yasak olan şeylerin, zaruret devam ettiği müddetçe yasaklığı kalkar. (Madde 21)

Bazı kimseler, Mecelle’nin bu maddesini gerekçe gösterip, (Her ihtiyaç zarurettir. Zaruret karşısında da haramlar mubah olur) diyerek haramları mubah gibi işliyorlar. Zaruret nedir, ne değildir?

Zaruret:
Kendinin veya nafakasını vermesi gerekenlerin, aç, susuz, çıplak veya sokakta kalarak hasta olması demektir. (Eşbah)

Zaruret, zor ile, başka şey yapmaya imkan olmadığı hallerde olur. (Kamus tercümesi)

Görüldüğü gibi, insanı bir şey yapmaya zorlayan, insanın elinde olmayan semavi sebebe zaruret denir. Kısacası, dinimizin emrettiği veya yasakladığı bir işte, başka bir şey yapamama mecburiyeti zarurettir.

Zarureti birkaç misal ile açıklayalım:
Bir günlük yiyeceği olanın dilenmesi haramdır. Çalışmaktan aciz olup açlıktan ölecek kimse, ödünç arar. Ödünç veren olmazsa dilenir. Dilendiği halde, kimse bir şey vermezse, leş yiyebilir.

24 saat yemek yemeyen kimse açtır. Bu açlığı ihtiyaçtır. Çünkü ölecek bir durum yoktur. Böyle bir kimsenin leş yemesi haram olur. Burada görüldüğü gibi, zaruret, bütün kapıların kapanması halinde yapılacak son çaredir.

Kullanılmadığı zaman helake sebep olan yasak şeyi kullanmak zaruret olur. Kullanılmaması sıkıntıya, meşakkate sebep olursa, ihtiyaç denir. Mesela günlerce aç kalıp yiyecek bir şey bulamayanın ölmeyecek kadar leş yemesi zarurettir. (Uyun-ül-Besair s.119)

Ölmeyecek kadar yemek zaruret; fakat doyuncaya kadar yemek zaruret değildir. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
(İhtiyaç başka, zaruret başkadır. Zaruret halinde caiz olan şey, ihtiyaç olunca caiz olmaz. (İhtiyacı olana faiz haram olmaz) demek, Kur'an-ı kerimin emrini değiştirmek olur. Maide suresinin 3. âyet-i kerimesinde (femenidturra fi mahmasatin) buyuruluyor.
[Mahmasa, açlıktan ölme hâlidir. Muztar, sıkışık, zaruret halinde olan çaresizliktir.]

Âyet-i kerimenin meali, (Ölüme sebep olan sıkışık hâle düşen) demek olur.
Bu âyet-i kerime, zaruret halinde haramdan affolunacak özrü beyan buyurmaktadır. Faiz ile ödünç almak için her ihtiyaç özür olsaydı, faizin haram edilmesinin sebebi kalmazdı. Çünkü faiz ödemeyi ancak ihtiyacı olan kabul eder. İhtiyacı olmayan, açıktan para vermek istemez. Allahü teâlânın bu yasak emri, yersiz lüzumsuz olurdu. Allahü teâlânın kitabına böyle iftira edilemez. Helale haram, harama helal diyen kâfir olur. Her ihtiyaç zaruret sayılırsa, faizin haram olacağı yer kalmaz. Faizin haram edilmesi, abes, lüzumsuz bir emir olur. Hatta oruç kefaretini, yemin kefaretini ödemek niyetiyle, fakirleri doyurmak için faiz almak da caiz değildir.) [Mektubat-ı Rabbani 1/202]


Değişmekte faiz
Sual:
Faiz çeşitleri çok deniyor. Faiz için birkaç örnek verir misiniz?
CEVAP
Faiz büyük günahtır. Bir âyet-i kerime meali:
(Allah, alışverişi helal, faizi haram kıldı.) [Bekara 275]

Bir hadis-i şerif meali:
(Faiz yedi büyük günahtan biridir.) [Buhari]

Faiz hakkında birkaç örnek verelim:
1- 5 gram altın ile, 6 gram altını değişmek faiz olur. 5 gram altın 5 gram başka ayar altınla değişilse birisi veresiye olursa yine faiz olur. Veresiye olmazsa, anında verilip alınırsa faiz olmaz.

2-
Komşudan ödünç 1 kilo tuz alsak, verirken, iki kilo veya yarım kilo versek faiz olur. Yani biraz az veya biraz çok olmamalıdır.

3-
Altı ölçek kalitesiz buğday verip 5 ölçek kaliteli tohumluk buğday alınsa faiz olur. 5 ölçek buğdayın yanına başka cins bir mal mesela bir kalem veya bir kitap konup birlikte satılırsa caiz olur.

4-
Ortak bir malı, ölçmeden veya tartmadan göz kararı ile paylaşmak faiz olur. Mesela miras taksim edilirken, buğday, zeytin, zeytinyağı gibi ölçülüp veya tartılan ortak malları ölçmeden veya tartmadan hediye etmek faiz olur. Ev ve ev eşyalarını hediye etmek caiz olur.

5-
İki kişinin kirada bir evi olsa, kirasını bir ay biri, bir ay öteki alsa caiz olmaz. Her ay alınan parayı ikiye taksim etmek gerekir. Altın günü, dolar günü yapıp, her seferinde birine altın veya dolar vermek caiz olmaz.

6-
İki kişi, arabalarını, her biri kullanmak üzere, muayyen bir zaman için değişseler faiz olur.

7-
Bir kimse, on bin lira ödünç verse, alan da, sen de benim evimde kirasız otur dese, yani ev kirasız para faizsiz dense, faiz olur. Paranın faizi ile evde oturuyor. Bir hadis-i şerifte, (Fayda getiren ödünç faizdir) buyuruluyor.

8-
Bir altın ödünç alan, bir altın öder. Değeri değişti diyerek önceki veya sonraki değerde kağıt lira veremez. Kâğıt para yerine altın da veremez. Alacaklı kabul ederse caiz olur.

9-
Ev, hayvan, elbise gibi misli bulunmayan şeyler ödünç verilmez. Ariyet yani kullanılmak üzere verilir.

10-
Bakkala 100 lira ödünç verip, mal aldıkça düşersin demek caiz olmaz.

Faiz ile karıştırılmaması için caiz olanlara da birkaç örnek verelim:

1-
Bir teneke kaliteli buğdayı, bir teneke kalitesiz buğdayla değişmek caizdir.

2-
5 gram altını 5 gram başka ayar altınla peşin olarak değiştirmek caiz olur faiz olmaz.

3-
Altını, kağıt para veya başka mal karşılığı veresiye pahalı da olsa satmak caizdir, faiz olmaz.

4-
Eski araba ile yeni arabayı veya kaliteli bir çanta ile kalitesiz çantayı değişmek yani satmak caizdir. Biri üste para alırsa o da caizdir.

5-
Ödünç verilen kağıt liranın zamanla değeri düşse, teslim ettiği zamandaki kıymetinde altın olarak öder. Ölçülüp tartılan her şeyin kıymetlerinin değişmeleri de böyledir. Mesela kilosu on lira olan fındıktan, 100 kilo fındık ödünç verilse, altı ay sonra, fındığın değeri 5 liraya düşse, ya aynen fındığını verir veya teslim ettiği zamandaki değerinden altın vermesi gerekir. Tersi de böyledir. Yani fındığın kilosu 15 liraya çıksa, ya aynen fındığını verir veya teslim ettiği zamandaki değerinden altın vermesi gerekir. Alacaklı razı olursa başka mal da verebilir.


Sual:
Kuyumcu dükkanım var. Biliyorsunuz altın alıp satıyoruz. Neye dikkat etmem lazım?
CEVAP
Sarrafların ve bunlardan alış veriş yapanların bilmesi gereken hususlardan bazıları şunlardır:
1- Altın, altın ile değiştirilirken, birinin ağırlığı biraz fazla olursa haram olur. Mesela 7.2 gram ağırlığındaki Reşat altını verip bunun yerine 7 veya 8 gram bilezik almak, faiz olur haram olur. Ağırlıklarının eşit olması lazımdır.

2-
Altını altına satarken, ağırlıkları aynı olsa bile biri veresiye olursa yine haram olur. Mesela kuyumcuya, bir Hamit lira verilip yerine bir adet Elgazi istenilse, kuyumcu da, şimdi Elgazi yok, yarın vereyim dese haram olur.

3-
Altında ayar farkı nazarı itibara alınmaz. Mesela on gram 24 ayar altın ile on gram 14 ayar altın değişirse, iki taraftan biri, fazla bir şey alırsa, haram olur.

4-
Hurda altın, işlenmiş altın, antika altın, birbiri ile değişirken eşit ağırlıkta olması lazımdır. Mesela Hamit verip de yerine Reşat alınırken ayrıca bir şey almak haramdır.

Yukarıda bildirilen haramlara düşmemek için şunları yapmalıdır:
a- Hurda altın getirip yerine işlenmiş altın almak isteyen, önce hurda altınlarını kağıt para ile satar. İşlenmiş altınları da kağıt para karşılığı satın alırsa hiç mahzuru olmaz.

b-
Altını, altın karşılığı değil de, kağıt para veya başka mal karşılığı veresiye satmakta da hiç mahzur yoktur. Mesela kuyumcudan bir Reşat altın veresiye bir ton oduna satılabilir. Altın ve gümüş olmayan madeni veya kağıt paralarla da veresiye satmak caizdir.

c-
Altını veya herhangi bir malı veresiye pahalı satmak caizdir. (Dürer, Hindiyye, Erba'in-i Selmâni)