ARA
Şuan buradasınız: Dini Şiirler Resulullah efendimiz
SORULARLA İSLAMİYET / SESLİ
(Sallallahü aleyhi ve sellem)

Cenâb-ı Hak, Resûlünü gönderdi
Kur’ân-ı kerimi Ona indirdi.

İki cihanın da serveridir O,
Cenneti a’lânın rehberidir O.

Odur kâinatın kâmil insanı
Odur Hakkın bize yüce ihsânı.

Nûru ile aydınlandı kâinat
Görüldü sayısız pek çok mucizât.

Harikalar verdi ona Yaradan
Temiz sular aktı parmaklarından.

Bir gece Kudüs’e vardı Mekke’den
Bir ânda gökleri Odur seyreden.

Onu tasdik eden yüce Kur’ândır
Peygamberliğine kâfi burhândır.

O teşrif edince değişti insan
Ona imân etti putlara tapan.

Kusursuz olarak yaratıldı O,
Hep güzelliklerle donatıldı O.

Sâdık idi, Ondan herkes emindi
Bütün ataları birer mümindi.

Peygamber bilene edildi ihsân
Köle iken oldu ebedi sultân.

Her derde devâdır, her rûha şifâ
Gözlere sürmedir, kalblere cilâ.

Seyyid-ül-beşerdir, başlara tâçtır
Bütün insan ve cin Ona muhtâçtır.

Bütün dertlilerin dermânıdır O,
Aşkla yanan gönlün fermanıdır O.

Dünyada ne kadar deniz var ise
Mevlâ hepsini de mürekkep etse,

Melek, ins ve cinne, verse kalemi
Kâğıt yapsa on sekiz bin âlemi,

Yıllarca yazsalar, Onun medhini
Yine yapamazlar binde birini.

Vasfına olamaz kimse tercüman
O olmasa idi, olmazdı cihân.

Yâ Rabbi Habibinin hürmetine
Kavuştur bizleri şefâatine.


Efendimiz doğduğu gün

Putlar devrildi yüz üstü
Efendimiz doğduğu gün
Yıkıldı tağutun büstü
Efendimiz doğduğu gün

Hemen secdeye eğildi
Ben Peygamberim dedi
Sünnet edilmiş görüldü
Efendimiz doğduğu gün

Kâinat nur ile doldu
Şeytanlar sararıp soldu
Çok garip olaylar oldu
Efendimiz doğduğu gün

Kurumuştu Save gölü
Bin yıl yanan ateş söndü
Kâfirler şaşkına döndü
Efendimiz doğduğu gün

Büyücüler âciz kaldı,
Sihrini yapamaz oldu,
Kisra’nın köşkü yıkıldı
Efendimiz doğduğu gün


Ya Resulallah

Kimsenin gücü yetmez, Rabbin seni övüyor
Sana habibim diyor, herkesten çok seviyor
Melekler, hem de kendi sana salât okuyor
Seni bizzat övüyor, Kur'an ya Resulallah

Nisan yağmuru oldun, rahmet saçtın âleme
Sabrı cemil gösterdin, her ezaya, eleme
Güzel ahlakın gelmez, yazı ile kaleme
Vasfını kim anlatır aman ya Resulallah

Yetim gözüyle baktı, nasipsiz kimse sana
Ebu Cehil bu yüzden, kavuşmadı imana
Resulullah bilenler, kondu büyük ihsana
Bedevi köle oldu sultan ya Resulallah

Seni seven köleler, birer sultan oluyor
Gönlü huzur buluyor, sıkıntısı gidiyor
Feyizlerle doluyor, nurlu ışık saçıyor
Göremez bunu bâtıl olan ya Resulallah

Her derde deva sensin, her ruha şifa sensin
Göze sürme, başa taç, kalblere cila sensin
Seyyid-ül beşer sensin, her şeyden a’lâ sensin
Kurtulmuştur aşkınla yanan ya Resulallah

Enbiyanın serveri, ulemanın rehberi
Evliyanın mürşidi, Hakkın son peygamberi
Teşrifin sevindirdi, yedi kat gökle yeri
Bulunmaz senin gibi canan ya Resulallah

Seni seven müminin, kalbinde imanı sen
Hüznü sen, elemi sen, âhı sen, figanı sen
Derdinin dermanı sen, gönlünün fermanı sen
Kavuşur senden medet uman ya Resulallah

Yâri sen, nigârı sen, arzusu, emeli sen
Gözü sen, kulağı sen, ayağı sen, eli sen
Her şeyi sana muhtaç, ruhunun temeli sen
Senin için halk oldu cihan ya Resulallah


Olur mu?

Cismimi bölseler bu yolda bine
Sana şükrederim binlerce yine
Varsın aşkın ile kül olsun sine
Çileler gülmeme engel olur mu?

Zaman bir değirmen bense danesi
Değirmen çarkında devir dönesi
Aciz mahlukatın kibri enesi
Hiç seni bilmeme engel olur mu?

İman ümitlerin en büyük bahtı
Sana tutulanlar neyler ki tahtı
Hasretlik bağrımı kavurup yaktı
Sarp dağlar gelmeme engel olur mu?

Yolun gayet yüce, öyle güzel ki
Aşkın gönlümde öyle bir sel ki
Bilmeyen cahiller hayal der belki
İnsanlar sevmeme engel olur mu?

Ağlamak gerekir durup gülmeden
Yaşamak mümkün mü seni bilmeden
Kavuşulmaz sana elbet ölmeden
Tabipler ölmeme engel olur mu?


Cevher pula satılmaz

Kardeşim bu gururun, daha nice sürecek
Bu bitmeyen gafletin nereye dek gidecek?

Ömür geçti bir anı, satın almak istesek
Alamayız elbette tonlarca altın versek.

Ömür sermayesini çöplüğe atıyoruz
En kıymetli cevheri, bir pula satıyoruz.

Nasıl hoş karşılanır, bu kadar gaflete dalmak
Ahmaklık olur baki ile fâniyi almak.

Kendimize niye düşmanlık ediyoruz
Hak yolu bırakıp, bâtıla gidiyoruz?

Bu ettiklerimizi, bize yapsa bir düşman
Merhamete gelirdi, olurdu elbet pişman.

Dünyaya sarılarak, ömrü hiçe satarız
Onu dertlere sokup, felakete atarız.

Kul hakkını yüklenir, haram lokmalar yeriz
Nasihat edene de, sen kendine bak deriz.

Böyle bin yıl yaşasak, değişen bir şey olmaz
Kabı ters çevirirsek içine hiç su dolmaz.

Kalb huzuru olmadan kıldığımız her namaz
Sevap ummak bir yana, cezadan da korumaz.

Hem iyyâkena'büdü deriz, gayra döneriz
Bir zaruret yok iken, ne bahane ederiz.

Bizden bir şey isteyen, dönse başka bir yöne
Bildirmesek de ona, nasıl kızarız yine.

Gönlümüz başka yerde, böyle kılarız namaz
Acep sanıyor muyuz bunu kimse kınamaz?

Huzurdayken nasıl da düşüyoruz gaflete
Seyirci kalmamalı yapılan cinayete.

İbadetteki günah elbette gayet çoktur
Öteki günahları saymaya gerek yoktur.

Rahat günah işleriz, Allah affeder deriz
Tevbe etmeden nasıl affı ümit ederiz.

Allah rızk verendir, günahı da affeden
Öyleyse ikisini bir tutmuyoruz neden.

Bir gün rızk bekledik mi hiç çalışmadan
Kaç günümüz geçti günaha bulaşmadan.

Yüce Rabbimiz rızkı garanti etti bize
Demedi oturun, Cenneti verdim size.

Garanti edilenin ardından gidiyoruz
Garanti olmayanı, hep ihmal ediyoruz.

İsteme zararını, düşün artık yararını
Bir gün öleceksin, çabuk ver kararını.

Neleri yapacaksan söylüyorum özetle
Haramlardan sakınıp, Hak emrini gözetle.


Üstadımız

Hak ile bâtılı öğretti bize
Hain nefsimizi getirdi dize

Onu tanımakla şereflendik biz
Kitap girdi, huzur gördü evimiz

Ömrünü vermişti bu kitaplara
Onu görmek için kitapta ara

Göremediysen de nurlu yüzünü
Kitapları anlatır dinin özünü

Sayesinde imanımız düzeldi
İçimiz hep doğrularla bezendi

Bidat yolda sapıtmaktan kurtulduk
Cennete götüren tek yolu bulduk

Mahrum etmez bizi şefaatinden
Dünyada da feyiz ve himmetinden

Ahirette elimizden tutar o
Cennetlikler arasına katar o.


Gir ağla, çık ağla

Üzengisiz yürüyen at
Çağırmadan kalkan avrat
Buyurmadan tutan evlat
Ne devlet ne devlet

Gerek yok düğüne
Gir oyna, çık oyna

Sahibini teperse at
Anlamazsa sözden evlat
Bir de kötü ise avrat
Zehir olur artık hayat

Yas tut, kara bağla
Gir ağla, çık ağla


Nefsim

Bir an gelir dost iken, yedi kat bir el olur,
Bendini yıkıp geçen kükremiş bir sel olur.

Bir an gelir, durulur, tatlı bir pınar olur,
Herkese gölge veren büyük bir çınar olur.

Bir an gelir para der, haram helâl ayırmaz,
Bütün dünya verilse, aç gözünü doyurmaz.

Bir an gelir inanır, hak ehlinin sözüne,
Vurur iki dizine, yaşlar dolar gözüne.

Bir an gelir sert bakar gözünde şimşek çakar,
Yılların kazancını, tutar bir anda yakar.

Bir an gelir, iyidir, kötüye düşman olur,
Bütün yaptıklarına, utanır, pişman olur.

Bir an gelir, saçmalar, ayarsız densiz olur,
İman İslâm tanımaz kıpkızıl dinsiz olur.

Bir an gelir uysaldır, her şeyi kabul eder,
Bâtılları bırakır, hakkın yolunda gider.

Bir an gelir tanımaz, herkese ağyâr olur,
Mazlum canlara kıyar, azgın canavar olur.

Bir an gelir harama kapatır gözlerini,
Hatırından çıkarmaz Resûlün sözlerini.

Bir an gelir zulmeder, ruhumuzu inletir,
Ne naneler yedirir, ne mavallar dinletir.

Aman ha aman, nefse uyanın hâli yaman,
Onun hilesi çoktur, tükenmez hiçbir zaman.


Manzum Ata Sözleri

Ata sözü dinle, kalbi selim ol
Bil ki, kalbden kalbe yol var demişler
Öfkelenme hemen, biraz salim ol
Sert sirke küpüne zarar demişler.

Her yere uzanmaz el ve etekler
Hep boşuna gider bütün emekler
Göllerde dolaşan şaşkın ördekler
Baştan değil, tersten dalar demişler.

Aldanma dünyanın sakın vârına
Düşmeye gör onun ahu zârına
Bugünkü işini koyma yârına
Gün doğmadan neler doğar demişler.

Ne yazık geride kaldı bilenler
Rağbet gördü günahına gülenler
Eskiden beridir; dağdan gelenler
Bağda olanları kovar demişler.

Dedesi demiş ki, benim dedeme,
Tuz ekmek bilmeze derdini deme
Ot topla ye, namert ekmeği yeme
Gün olur başına kakar demişler.

Salih insanların yapış izine
Dost addetme her güleni yüzüne
İncinme dostunun doğru sözüne
Doğru söz insana batar demişler.

Kendine bir rehber bulmayan için,
Onun öğüdünü almayan için
Pişmeden ham kalıp olmayan için
O, dipsiz kile boş ambar demişler.

Dost ile ettiğin sözde kıl karar
Kâr etmezsen bari eyleme zarar
Aza kanaat et olma tamahkâr
Ucuz satan tezce satar demişler.

Elimde olmalı diyorsan dümen
Kanaat ipini bırakma elden
Eşek, geyik gibi boynuz isterken
İki kulaktan da olur demişler.

Vakit girmeyince namaz kılınmaz
İman gibi büyük nimet bulunmaz
Güneş balçık ile elbet sıvanmaz
Kötülük her zaman sırıtır demişler.

Okuyup ilimle olmalı âmil
Hiç konuşmasa da bilinir kâmil
Kendinden gayriyi beğenmez câhil
Kendi çalar kendi oynar demişler.

Kötülüklerden kaç, verme hiç değer
Desinler sana bir er oğlu er
Elin kapısını çalarsan eğer
El de senin kapın çalar demişler.

Sözünü uzatan, sürçer, gaf eder,
Kıymetli vaktini hep israf eder
Hem de çok yanılır, çok günah işler,
Fazla söz yalansız olmaz demişler.