HÂDİRÎ (Muhammed bin Halîl)

Hadîs, nahiv, kırâat ve Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerinden. İsmi, Muhammed bin Halîl bin Hilâl bin Hasen el-Hâdırî el-Halebî’dir, Lakabı Nûreddîn olup, künyesi Ebü’l-Bekâ’dır. 747 (m. 1346) senesinde doğdu. 824 (m. 1421) senesi Rebî’ul-evvel ayının onunda, Cumartesi günü Haleb’de vefât etti. Namazını Burhâneddîn Halebî kıldırdı. Zâhiriyye Medresesi yakınına defnedildi. Cenâze namazı çok kalabalık oldu. İbn-i Hacer-i Askalânî; “Hâdırî’nin vefâtı Mısır’da duyulunca, Cemâzil-evvel ayının sonlarında Ezher Câmii’nde gıyabında cenâze namazı kılındı” demektedir.

Büyüyüp ilim öğrenme çağına gelince, çeşitli ilimlere dâir onbeş kitap ezberledi. Cemâleddîn bin Adîm, Şerefüddîn Mûsâ Ensârî, Hayder, Sirâcüddîn Hindî gibi âlimlerden ilim tahsil etti. Ebû Abdullah Endülüsî ve Ebû Ca’fer Endülüsî’den nahiv ilmi öğrendi. Burhâneddîn Halebî ve Şerefüddîn Ensârî ile beraber arkadaşlık yaptı. Bu iki zât ile beraber, bunların hocalarından çok istifâde etti.

Dımeşk’a gidip oranın büyük âlimlerinden ilim öğrendi. İbn-i Emîle bunlardandır. Bu âlimden Sünen-i Ebû Dâvûd ve Sünen-i Tîrmizî’yi okudu. Birçok kere de Kâhire’ye gitti. Kâhire’de Veliyyüddîn Menfelûti, Cemâleddîn Esnevî, İbn-i Mülakkın, Celâleddîn Tenbânî’den ilim tahsil etti. Şemseddîn Askalânî’den kırâat ilimlerini okudu ve hadîs-i şerîf dinledi. Bu âlimden kırâat için icâzet aldı. Zeynüddîn Irâkî, Sadreddîn Yûsufî ve Kemâleddîn bin Acemî’den hadîs-i şerîf öğrendi. Zeynüddîn Irâkî’den hadîs ilminde icâzet aldı.

Bir müddet Ebü’l-Velîd İbni Şıhne’nin yerine kadılığa vekâlet etti. Daha sonra da Sermîn kasabasında kadılık vazîfesine ta’yin edildi. 811 (m. 1408) senesinde Haleb’de vâli Demirtaş’ın yardımıyla Hanefî kadılığına getirildi. Burada fetvâlar verdi ve ders okutarak talebe yitiştirdi. Yaşayışı ve hâlleri güzel olup, herkes tarafından beğenilirdi. Çok keskin zekâlı idi. Hanefî fıkhını çok iyi bilirdi. Hattâ memleketinde parmakla işâret edilen büyük âlimlerden idi. Sultan Müeyyed onu çok sever, çok ikramlarda bulunur ve hürmet gösterirdi.

Muhaddis Burhâneddîn Halebî anlatır: “Şam’da ve Kâhire’de onun gibisini bilmiyorum. Çok mütevâzî ve dînin emirlerine çok bağlı bir zât idi. Cemâatle namazı hiç kaçırmazdı. Devamlı Kur’ân-ı kerîm okur, çok nafile ibâdet yapar ve ilimle meşgûl olurdu. Nahiv, sarf, kırâat, hadîs ve Arabî ilimlerde çok büyük âlim idi.”

Yazdığı kıymetli eserlerden ba’zıları şunlardır: 1-Şerh-ut-tavdîh li-İbn-i Hişâm, 2-Şerh-uş-Şüzûr, 3-Şerhu Mugn-il-lebîb, 4-Mekârim-ül-ahlâk, 5-Muhtasaru Cilâ-ül-ifhâm, 6-Şerh-ut-tazrîf alet-Tasrîf, 7-Şerh-ül-fevâid-il-gıyâsiyye.

¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾

1) Mu’cem-ül-müellifîn cild-9, sh. 292

2) El-A’lâm cild-6, sh. 117

3) Ed-Dav-ül-lâmi’ cild-7, sh. 233

4) Enbâ-ül-Gumr cild-3, sh. 263

5) Esmâ-ül-müellifîn cild-2, sh. 184

6) Şezerât-üz-zeheb cild-7, sh. 168


www.ehlisunnetbuyukleri.com