TÂCÜDDÎN-İ MERRÂKÛŞÎ

Mısır’da yetişen Şafiî mezhebi âlimlerinden. İsmi, Muhammed bin İbrâhim bin Yûsuf bin Hâmid olup, lakabı Tâcüddîn’dir. Tâcüddîn-i Marrâkûşî diye tanınmıştır. 700 (m. 1300) senesinden sonra Mısır’da Münye-Kâdüs beldesinde doğdu. 752 (m. 1351) senesi Cemâzil-âhır ayının 13. Pazar günü ikindi namazından sonra vefât etti.

Tâcüddîn-i Merrâkûşî’nin babası, Magrib memleketinde bulunan Merrâkûş beldesinden idi. Bu zât, Mısır diyarına gelip, Hayriyye bölgesinde bulunan Münye-Kâdüs beldesinde yerleşmiş idi. Tâcüddîn Muhammed bin İbrâhim burada dünyâya geldi. Sonra Kâhire’ye gidip, orada yerleşti. Orada yetişti. Şerîfiyye Medresesi’ne devam etti. Fıkıh ilmi ile meşgûl oldu. Kâdı’l-kudât Alâüddîn Ali bin İsmâil Konevî, Rükneddîn bin el-Kavbâ’ (veya Zekiyyüddîn bin el-Kavna’), Hâfız Müzzî, Muhammed bin Gali, İbn-ül-Kammâh ve daha başka âlimlerden okudu. Şafiî fıkıh âlimi oldu. Ayrıca nahiv ve daha başka birçok ilimde söz sahibi idi. İlim tahsili husûsunda tahammülü yüksek bir zât idi.

Tâcüddîn-i Merrâkûşî hazretlerinin ilimde yükselip, herkes tarafından beğenilmesini, takdîr edilmesini çekemeyenler, hased edenler çıktı. Bu sebeple, bir ara Kâhire’den ayrılıp, Dımeşk’a gitti. Orada, Selâhaddîn-i Eyyûbî’nin yaptırmış olduğu Mesrûriyye Medresesi’nde ders vermeye başladı. Bir taraftan medresedeki ders okutma vazîfesine devam ederken, diğer taraftan, orada bulunan meşhûr âlimlerin sohbetlerinde bulunup, onlardan istifâde etmeye gayret etti. Hayâtı boyunca, hem ilim öğrenmek, hem de öğretmek için çok gayret etti. Bir ara Dımeşk’dan ayrılıp, tekrar Kâhire’ye döndü. Orada daha önce ilim öğrendiği Eşrefiyye Medresesi’nde ders verdi. Gece-gündüz ilimle meşgûl oldu. Hattâ son zamanlarda yemekten, içmekten bile kesilmişti. 752 (m. 1351) senesi Cemâzil-âhır ayının 13. günü sabahı kendisinde humma hastalığı başladı, öğle namazına kadar sabretti. Namazdan sonra evine gitti, ikindi namazında tekrar medreseye geldi. Namazdan sonra evine gitti. Eve girer girmez vefât etti. İlim öğretmekteki gayreti, bu şekilde vefâtına kadar devam etmiş oldu.

Tâcüddîn-i Sübkî buyurdu ki: “Muhammed bin İbrâhim ( radıyallahü anh ), zamanının fıkıh ve nahiv âlimi idi. Fetvâ verirdi. Devamlı ilim öğrenmekle meşgûl idi.”

¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾

1) Tabakât-üş-Şâfiiyye (Sûbki) cild-9, sh. 147

2) Tabakât-üş-Şâfiiyye (Esnevî) cild-2, sh. 468

3) Ed-Dürer-ül-kâmine cild-3, sh. 300

4) Bugyet-ül-vuât cild-1, sh. 16

5) Şezerât-üz-zeheb cild-6, sh. 172


www.ehlisunnetbuyukleri.com